27 Şubat 2016 Cumartesi

Günlük Çalışmalar

Öğrenciliğimizde ve sonra profesyonel hayatımızda her zaman kullandığımız metodların üzerinde; Fransızca "Exercises journaliers", İngilizce " Daily exercises", farklı dillerde de türkçeye "Günlük egzersizler" olarak çevrilen ortak bir başlık vardır. Büyük flüt virtüözleri tarafından yazılan bu egzersizlerin başına koyulan "günlük" ibaresiyle, her gün yapılması ve tekrar edilmesi gerektiğinin altını çizmişlerdir. Bu şekilde düzenli olarak yapacağımız egzersizle sayesinde bir atlet gibi formda kalarak kondisyonumuzu artırabilir enstrüman teknik altyapımızı güçlendirebiliriz.

Tekniği iyi denilince aklımıza hızlı parmaklar kusursuz bir acelite gelir oysa ki iyi teknik denildiğinde bence sadece parmaklar değil, ton, artikülasyon, nefes teknikleri de göz ardı edilmemelidir.

Enstrüman tekniğini bütünsel anlamda anlayabileceğimiz en önemli egzersizler gamlardır. Gamlarda aynı anda ton, parmak tekniği, legato kalitesi, artikülasyon, entonasyon, nefes çalışılabilir. Aslında bütün günlük egzersizler için aynı şekilde bir dinleme geliştirmeye çalışmak idealdir. Örneğin gamları legato(bağlı) çalışırken geçişlerde boşluk olmamasına, artikülasyonlarda seslerin çatlamamasına, ton kalitesine ve entonasyona özen gösterip bütünü bu şekilde dinlemeye odaklanabilirsek günlük çalışmalarımızda gereksiz vakit kaybından kurtulabileceğimizi düşünüyorum. Gamlar, tiersler ve arpejlere müziğin bir parçasıymış gibi davranmamız gerekir çünkü zaten öyleler. Repertuvarımızın hatta müziğin büyük bir kısmı bunlardan ibarettir.

Çalışmalarımızı genelikle şu şekilde böleriz,
1- Ton egzersizleri  (ses üfleme,aralık çalışmaları,vibrato vs)
2- Teknik çalışmalar  (gamlar, tiersler.arpejler vs)
3- Etüdler
4- Eserler  ( ohhh be sonunda müzik yapacağız):)))
                                                                                                     
Bir çoğumuzun 4. kısım da olmasa hayat çok sıkıcı olurdu, dediğinizi duyar gibiyim:)
Hepimiz yeni eserler tanımayı, repertuvarımızı genişletmeyi severiz ancak” müzik yapma” fikri sadece eserlerde aklımıza gelirse ve de çalışma zamanımızın büyük bir kısmını ilk 3 kısımda geçirmek durumundaysak (en azından öyle umuyorum) sizce de biraz geç olmaz mı?

Ne yapmalı?
Öncelikle şu algıyı değiştirmeliyiz,
Ton çalışırken sadece tona, teknik çalışırken sadece parmaklara, etüdlerde sadece notalara dikkat etmeliyim ayrımından süratle vazgeçmeliyiz.

Sabah ilk üflediğiniz sesin; şartlar ne olursa olsun ( fiziksel durum, dudaklar vs.) çıkarabileceğiniz en güzel seslerden biri olmasına ve ilk sesle birlikte müzik yapmaya başladığınızı kendinize telkin etmelisiniz.


Ton çalışırken parmaklarınıza da dikkat edebilirsiniz. Parmaklarınızı perdelere yakın tutarak ve perdelere vurmayarak geçişlerde ki legato kalitesi artırılabilirsiniz.
Teknik egzersizlerde ton kalitesi ve entanosyan konusunda ısrarcı olabilirsiniz. Sadece hızlı giden parmaklar sizi mutlu etmemeli, ton kontrolü ve eşit çalmaya çalışmak esas olmalıdır,
Etüdlerde yani tam türkçesiyle "çalışmalar"da o çalışmadan maksimum faydayı çıkarmaya çalışmalıyız. Etüd bizden ne istiyorsa örneğin legato mu çift dil mi, ya da daha spesifik bir konu mu? Örneğin si bemolu açık perdeden almak gibi vb.
Öte yandan etüdleri sadece deşifreyi geliştirmek için bile kullanabiliriz. Herhangi bilmediğiniz bir etüde başlayın ve ne olursa olsun hiç durmayın daha sonra takıldığınız yerlere göz atarak eksikleriniz neler olduğunu tespit etmeye çalışın. Bu şekilde deşifremizi de ilerletebiliriz.

Bütün bu çalışmaları olabildiğince müzikal bir cümle fikriyle yapabilirsek, repertuvar çalışmaya başladığımızda bir çok pasajın kolaylıkla elimizin altına geldiğini göreceksiniz.
Unutmayın neyi nasıl çalışıyorsak o şekilde icra edeceğiz yani eserleri ne kadar detaylı çalışırsak çalışalım eğer “günlük egzersizlerimizi” düzenli ve kaliteli olarak yapmazsak enstrüman seviyemiz özelikle stres altında kendini ele verecektir.

Bugünün çalışması yarın mutlaka meyvesini verecektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme